savaş

ilke

bomboş bi yolda yürüyorum. sağa bakıyorum yemyeşil ağaçlar görür gibi oluyorum , görüntü hızla uzaklaşıyo ve kayboluyo. aslında görmemişim sanki. sola bakıyorum aynı durum. sürekli tekrarlıyo. sasırıyorum ,saçma olduğunu , bi terslik olduğunu farkediyorum. korkmaya başlıyorum , koşuyorum... uzaklaşmaya , benden başka insanların olduğu bi yere gitmeye çalışıyorum. nerde olduğumu da bilmiyorum.. koşuyorum , koşuyorum, bi tren istasyonuna geliyorum. ama bu istasyon denizin üzerinde. tıpkı bazı afrika ülkelerinde savaştan kaçan köylülerin , sığınacaklarını , düşmanların ulaşamayacaklarını düşünüp gölün üzerine yaptıkları zamanla oluşan köyler gibi. burası da o köylerden biri olabilir mi acaba diye düşünüyorum. ama sadece benzettiğimi düşünüp istasyonda yasadığım sehre giden bi tren var mı diye tek tek trenlere bakıyorum. ama trenler bildiğimiz tramvay , klimaları falan var. bir anda olayın aynısı yaşanmaya başlıyo. ama olay günümüzde geçiyo. tabi düşman askerleri abd vatandası gençler. yani abd ordusu saldırıyo. sarısın , yüzleri ,savaş boyasıyla boyalı,kamuflajlı askerler. ' ya durup dururken bunu yapamazsınız ' diye bağırıyorum. sonra bi şavasın ortasında olduğumu hatırlayıp koca bi orduya bağırdığım için korkuyorum bi an. önce sessizce uzaklaşmayı düşünüyorum.sonra nasıl olsa farkettiler kaçmam artık , yardım etmeliyim diye düşünüyorum. tabi savaşamıcama göre en iyisi sağlam kurtulup yardım istemek. ' tramvay varsa , belki telefonda bulabilirim ' diyorum. gerisi berbat , bildiğimiz o iğrenç savaş görüntüleri.. detaylarını anlatamıcam. o anda düşünüp durduğum ordan sağlam kurtulmak , eve varabilmek ve birilerine haber verip bu iğrençliği bi son vermelerini sağlayabilmekti. bi sürü kadın öldü. erkek yada çocuk hatırlamıyorum.
__________________________





zülkarney

eve varabilmek ve birilerine haber verip bu iğrençliği bi son vermelerini ........................evdekileri üzecek şeyler yapıyosun