satılık insanlar, arabalar ve ağaçlar....

ferfecir

bizim oralardayım. ilçede bizimkilerle geziyoruz ve az sonra da araba tutup eve gideceğiz. arabaya binmek için aşağı doğru yürürken 8. sınıftaki fen bilgisi öğretmenime rastlıyorum. onu teğet geçip gitmeyi düşünürken o beni görüyo ve başlıyoruz konuşmaya.

konu nasıl olduysa gelip siyasete dayanıyor. o bir şeyler söylü. dönüp ona diyorum ki: bize yapılanları fazlasıyla hakkediyoruz. görmüyor musunuz hocam: bu insanların hepsinin sırtında "satılık" yazıyo. bizi assalar da kesseler de bütün bunları sesimizi çıkarmayacak kadar çok hakkediyoruz. susmak kabullenmektir, diyorum. sonra hoca birine bir şeyler söylemek için biraz ileri gidiyo. ben de fırsattan istifade arabaya biniyorum. ama arabanın sürücüsü yok ve araba kendi kendine gitmeye başlıyo. bir de bakıyorum ki arabanın arka koltuğunda abim ve yengem oturuyor. bu arada hiç bilmememe rağmen arabayı ben kullanıyorum.

köye doğru biraz yol aldıktan sonra bizimkileri getirecek diğer arabayı beklemek için yolun kenarında duruyorum. bir de bakıyorum ki yağmur ormanlarındaki ağaçlara benzer ağaçlar ekilmiş yol kenarlarına. o kadar büyük ve güzel ki; hayran hayran onlara bakıyorum. insanlar onları kesmesin diye devlet kendince bir önlem almış. müşamba masa örtüleriyle o ağaçları işaretlemiş. her agacın tepesine o masa örtülerinden bağlamış. sonra fark ediyorum ki o ağaçlardan her yere ekilmiş, bizim köy de dahil olmak üzere.

bütün bunları seyrederken aynı zamanda bizimkileri getirecek arabayı hala bekliyorum. içimden bi de "görsünler bakalım ben arabayı nasıl güzel kullanıyorum" diyorum. gözüme iki araba çarpıyo. yola doğru hızla koşmaya başlıyorum. bir de ne göreyim az önce sürdüğüm araba bıraktığım yerde yok ve gelen araba da beklediğim araba değil. gelen o araba çok hızlı bir şekilde gelip yol kenarında park halindeki bir kamyona çarpıyor. çarpmanın şiddetiyle araba ve kamyon param parça oluyor. arabayı kullanan adamı tanıyorum. o kadar büyük bir çığlık koparıyo ki o çığlığın etkisiyle uyanıyorum.

__________________________





maşrapa

karşılaştığınız hocanızla siyasetten konuşmuşsunuz; öğrenciliğiniz döneminde bu hocanızla siyasetten konuşmak isteyip de konuşamamış olduğunuz için ya da fikirlerinizi bir bilenle paylaşmayı daha uygun bulduğunuz için olabilir.

devlet ağaçları koruma altına almış; tepelerine masa örtüsü bağlanmış: çok ilginç bir yöntem! ülkenin gidişatına dair rahatsızlığınızla ilgili olabilir mi bu; koruma altına alınan ağacın başı mı bağlanırmış!?
bir anormallik-bir saçmalık var bu işte demek istiyor olabilir misiniz? ama yine de bir tür korunma-güvenme(!) ihtiyacı güdüyorsunuz gibi..!

son paragragftaki kaza da ilginç! park halindeki kamyona bir araba çarpıyor. ağaçları koruma altına alınan bir yerde böyle bir kazaya şahit olmanız da düşündürücü!