al başına belayı

güneşli pazartesiler

çok çeşitli ürünlerin satıldığı büyük bir markete geçici olarak ben bakıyormuşum. tanıdığım birileri geliyor ve ahmet telli'nin bir şiir kitabını soruyorlar. önce koca markette bulamam diye düşünüyorum ama bir anda gözüm şiir kitaplarına takılıyor. o rafı inceledikten sonra aradıkları kitabın olmadığını söylüyorum. sonra bana nöbetçi eczaneyi soruyorlar. önce nereden bileyim diye düşünüyorum ama sonra bilgisayardan bulabileceğimi farkediyorum. buluyorum ve söylüyorum.

sonra beyoğlundayız. nöbetçi eczaneye gitmişiz. yanımda kısa figüran k. ve kısa yönetmen d. var. alacağımızı almış dönüyorken bir adamın k'e sataştığını görüyorum. elimdeki her neyse onu d'e verip beklemesini söylüyorum. oraya doğru gidiyorum. sataşan adam psikopat birine benziyor. araya girip engellemeye çalışıyorum. umulmadık bir anda adamın k'e uçan tekme savurması ile birlikte dövüşün kaçınılmaz olduğunu anlıyorum. ikimiz de adama girişiyoruz. biraz uzaklaştığımız bir anda adam silah çekiyor. ben elime taş alıp atarak adamı biraz oyalıyorum. bu sırada silahın oyuncak mı yoksa gerçek mi olduğu üzerine kafa yoruyorum. bir ara, adam eğer silahı ateşlerse kurşunu tutmak fikri aklıma geliyor ama sonra kendi kendime saçmalama diyorum. bulduğum akılcı çözüm silah ateşlendikten sonra sağa sola eğilerek kurşundan kaçmak oluyor.

sanırım en sonunda bu beladan sağ salim kurtuluyorduk.
__________________________





zülkarney İBNİ SİRİN HATIRASINA

dünyanın balından ekol olarak kendine isyankar romantik ahmet telliyi seçmişin(1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğdu. . 12 Eylül’den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldı.Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Attilâ İlhan'a yakın durduğu söylenebilir<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<