adını koyamadım,tuhaf bir gün...
şehrin ortasında,yollardayım...hikaye sultanahmet ve çapa civarlarında geçiyor,yarı çıplağım insanların garip bakışları içinde utanarak ve çekinerek yürüyorum,bir mont var üstümde ama ayaklarım ve bacaklarım çıplak,bacaklarıma bakıyorum ve diyorum ki kıllarım o kadar da uzun değil en azından ama yine de belli oluyorlar,hava da soğuk üşüyorum,amaçsızca bir yerlere gitmeye çalışıyorum,yürüdükçe sanki utandıkça sanki çıplaklığım yok oluyor,bir de bakıyorum dizlerime kadar çorap var ayakalrımda,siyah bir çorap,bir de bakıyorum içimde uzun bir atlet,montumun altından elbise gibi görünüyor,birazcık rahatlıyorum bu durumda,sanki çapa hastansine gitmek istiyorum,oraya yaklaştığımda çok yakın dostum yeşimi görüyorum,o da telaşlı ve üzgün sanki birileri ölmüş galiba,bir konuşma yapılıyor kalabalık toplanmış beni görüyor yeşim ama bir iki laflaşıp gidiyor,bende diyorum ki anlamadı durumumu ama o da beni anlayabilecek durumda değil ki...çok yanlız ve çaresiz hissediyorum kendimi,korunmasızım aynı zamanda korkuyorum kötü niyetli insanlar beni farkedicek de bana zarar vericekelr diye..bir alt geçitten geçiyorum merdivenlerden yola tekrar katılıp devam edecekken karın yağdığını farkediyorum,kar yağmış beyaz beyaz ama çok da değil içimden de diyorum ki ne tuhaf şey az önce kar yoktu,bir alt geçitten geçiyorum ve mevsim değişiyor...sonra sultanahmet ya da aksaray tarafarında bir parktayım hava güneşli çok güzel bir hava,bu park da müthiş tarihi yerler var,ve yeşilliklerin içinden tarihin içinden geçen raylar var,tramvay gibi bir araç geçiyormuş bu raylardan,o tek kişilik üstü açık çocuk kızağı gibi araca binip gitmek isterken eve nasıl dönüceğimi düşünürken birini farkediyorum,park ya da o bölgede görevli bir genç bayan...ellerim montumun cebinde para arıyorum ama kuruş param yok,nasıl anlatsam durumu diyorum naapsam...ben diyorum ki bakın belki bana inanmıycaksınız ama ben kocamla kavga ettim ve evden öylece çıktım,hiç param yok,hiç bişeyim yok,bunu anlatırken de cebimde ayçekirdeği kalmış onu çitliyorum,kadın da diyorki sen mi bu çekirdek çöplerini atıyosun yere,sonra öğreniyorum ki aslında orası paralı değilmiş o tramvaya da ücretsiz binelirmişim..derken çocuklu turist bir bayan geliyor ve anlıyorum bunlar akraba,where are you from? diyorum...avusturya ! sen bilmezsin oraları diyor,ne alaka derken diyorki ben taksime gidicem...beni de götürebilrdi,evime çok yaklaşmış olucam eğer beni götürürse diye geçirdim içimden ve işte o an gerçekten güneş doğmuştu gökyüzü parlaktı ve mis gibi bir havayı hücrelerimde hissetmiştim çünkü artık eve dönebileceğime dair bir umudum vardı...o umut ve huzurla ve o yorgunlukla uyandımmmmm...
bir kaç dipnot düşiyim :) eşimle birlikteyim onu çok seviyorum,o na ve hayatımıza dair herşey yolunda gibi ama bu rüya beni çok etkiledi...(sadece bir bebek istiyoruz bu ara,sadece bir bebek!!!)
__________________________
- [ewrim rüya günlüğü]
rüya günlüğünü tutmak, yorum almak veya yorum yapmak için şimdi rüyakar ol!
veya üye olmadan yalnızca rüya yazmak ve yorum almak için rüyanı gönder!- [rastgele rüya]

eşinle birlikte hayatınızın yolunda gittiğini söylemişsin ya, aslında bunu rüyadan çıkarsamak da mümkün. çünkü kocanla kavga ettiğini ve içine düştüğün zor durumu anlatırken çekirdek çitliyorsun. şahsen dinleyenlerden biri ben olsaydım sana hiç inanmazdım :)
alt yarının çıplak olması ve rüyada hastaneye gidiyor olduğunu düşünmen senin de not olarak düştüğün bebek (doğum) ile ilgili olabilir.
enteresan bir rüya ve bu ufak yorumlarım pek de bir yer tutmuyor biliyorum.
rüya günlüğünü tutmak, yorum almak veya yorum yapmak için şimdi rüyakar ol!
veya üye olmadan yalnızca rüya yazmak ve yorum almak için rüyanı gönder!