rem rüya günlüğü

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ankara'dan istanbul'a

ankara'da yaşayan bir kuzenim var. rüyam, onun iş başvurusu için istanbul'a gelmesi ile başlıyor. bu değişikliğin nedenini sorduğumda asıl sebebin maaş olduğunu söylüyor. yani başvurduğu işte 1.200ytl gibi bir maaş alacakmış. buna şaşırıyorum çünkü oradaki işinde daha yüksek bir maaşla çalıştığını zannediyordum. merakımı yenemeyip şimdiki işinde ne kadar kazandığını soruyorum. "az, çok az" diyor. söyleyişinden 500-600 gibi bir maaşla çalıştığı sonucunu çıkarıyorum ve çok şaşırıyorum.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

küçük kıyamet

beni en çok etkileyen rüyalardan biriydi.

bir nehir kenarındayım. tanımadığım bir nehir. kıyısı boyunca birçok yerde insanlar piknik yapıyorlar. ben de birazdan gelecek olan sevgilimle birlikte oturabileceğimiz bir yer arıyorum. sonra uygun bir yer buluyorum. bulunduğum yeri ona en uygun şekilde nasıl tarif ederim diye düşünürken çıkageliyor. köprüden geçebilecekken daha kestirme olan ama biraz tehilekli bir yoldan karşıya geçip yanıma geliyor.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

rüyakar'dan uzak dur herbis!

rüyakar'a yeni bir üye kaydolmuş: herbis. bu herbis, biraz oyunbozan biri olmalı ki, ben rüyakara girdiğimde hepsi tek harften oluşan peşpeşe rüyalar girdiğini görüyorum. farkediyorum ki, o harfleri yukarıdan aşağı doğru okuyunca anlamlı birşeyler çıkacak. herbis, rüyakar ana sayfasına her ne yazmak istiyorsa son harfinden başlayarak işe koyulmuş.

ne yazmak istiyordu? bilemiyorum.

ayrıca, herbis sözcüğü hakkında da hiçbir fikrim yok.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

özgür abi bir tanedir

yakın bir arkadaşım ve onun abisi olan özgür abi var. kim olduğunu şimdi tam olarak hatırlayamadığım bir arkadaşımı onlarla tanıştırıyorum. biraz sohbeten sonra, arkadaşım bana özgür abi'yi çok sevdiğini söylüyor. ben de elimi özgür abi'nin dizine koyarak "özgür abi bir tanedir. senin de seveceğini adım gibi biliyordum." diyorum.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

havada karada denizde

dev bir gösteri arenasındayım. bir kadın ve bir adamın şovu var. burası abd, bunlar da amerikalı olabilir. kadın bikinili ve gelişmiş, kaslı bir vücuda sahip. adam da hollywood jönlerinden. bu ikisi normalde ayrı ayrı şovlar yapan iki kişiymiş ama bu ortak gösterileri ile özel bir şov düzenlenecekmiş..  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayın karanlık yüzü

canlı olarak ay videosu izliyorum. ve bu videoyu bana ulaştıran kişi izlediğim kısmın ayın karanlık yüzü olduğunu söylüyor. şaşırıyorum. ama bir uydu aracalığıyla bunun kolayca yapılabileceğini düşünüyorum. ay üzerindeki lekeleri inceleyince her zamankinden farklı olduğunu görüp ayın öteki yüzünü izliyor olduğuma iyice emin oluyorum.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ferdi tayfur'un canlandırdığı bir süper kahraman: mustafa ruby

gördüğüm en absürd ve eğlenceli rüyalardan biriydi. sıcağı sıcağına yazıyorum.

eski bir türk filmi izliyorum. başrolde ferdi tayfur var. filmdeki adı mustafa.

mustafa arabasına atlamış ve istanbul anadolu yakası sahil yolunda son sürat giderek bir olay yerine yetişmeye çalışıyor. varacağı yerdeki kötü adamlar büyük bir suç şebekesi. kötülerin elebaşısı birçok cinayet işlemiş ve silahları adamları, seks köleleri vs ile kendi mafya örgütünü kurmuş olan biri. bizim mustafa daha önce bu adamın elinden kurtulmuş.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

çorbadan çıkan solucan

bir lokantadayım. önümde bir tas çorba var. yarıya kadar içmişken, çorbanın içinde birşeyin kıpırdadığını görüyorum. önce kurt ya da böcek olduğunu düşünüyorum. ama kıpırdayan şey tası tırmanıp kendini çorbanın dışına atınca koca bir solucan olduğunu görüyorum. ve haliyle midem bulanıyor.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

suya hücum

deniz kenarı bir tatil yerindeyim. tam sezonu olmalı ki her yer kalabalık. ama hava çok kötü. günlerdir güneş yüzü görmüyormuşuz. derken bir sabah güneşle uyanıyoruz. herkesi bir sevinç ve heyecan kaplıyor. hiçbirini tanımadığım bu insanlar deli gibi denize koşuyorlar. kimi fazla bekleyemeden hemen yakınımızdaki gölet gibi bir yere girerken kimisi de aldığı tariflere göre dört bir yandaki plajlara koşuyor. ben de bu insanlardan biriyim.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

porno film

üniversite gibi bir yerdeyim. asistanların odalarının bulunduğu bir koridordayım. sanırım bir arkadaşımı ziyarete gitmişim.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

munzur'da çiçekler

munzurdayım. su harikulade berrak. tam bir bahar yaşanıyor. kuşlar var etrafımızda. yanıbaşımızda keklikler dolaşıyor.

ve çiçekler. rengarenk çiçekler. her taraf çiçek dolu. kimi o berrak suyun içinde kimi dışarıda. o kadar güzel görünüyorlar ki, anlatamam.

oralı çocuklardan birine çiçeklerden birinin adını soruyorum. "yasemin" diyor.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

liseye dönüş

sevgilimi lisesine götürmem gerekiyormuş. niye? çünkü o sabah derse girmesi gerekiyormuş. soruyorum. yahu diyorum. sen üniversiteyi bitirmedin mi? hatta bugün diplomanı almaya gitmeyecek misin? evet diyor. üniversite diplomamı bugün alacağım ama lisede de derse girmem lazım.

iyi valla. bu nasıl işse...  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

madende kreş

bizim üniversitenin önündeyim. içeride ve dışarıda büyük bir kalabalık var. çünkü okulun açılış şöleni varmış. o sırada da rektör konuşma yapıyor.

ben okulun içine girmiyorum. 20 metre daha yürüdüğümde abim, yengem ve çocukları görüyorum. onların yanına gidiyorum. ne yapıyorsunuz? diye sorduğumda bir kutlamaya gideceklerini öğreniyorum. neymiş? abimin söylediğine göre, çocukların kreşindeki patronun eşi bakanlıktan bir maden içinde kreş açma yetkisi almış. işte bunu kutlayacaklarmış.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

pencereden çıkanlar

15-16 yaşlarında iki genç biz uykudayken odamıza giriyor. sessizce pencereyi açıp dışarı çıkma derdindeler. eve neden ve nasıl girdiklerini hiç sorgulamıyorum ve onlara o pencereden çıkamayacaklarını çünkü demir parmaklık olduğunu söylüyorum. bu sırada üç kişi oluyorlar. biz hallederiz diyorlar. farkediyorum ki demir parmaklık var ama üst tarafa doğru açık. gerçekten de o açıklığı kullanarak çıkabiliyorlar.  devamı ... »

bana resmini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

askere giden kadın, gitmeyen erkek

genişçe bir dörtyol ağzındayım. kocaman bir cadde. evden kısa süreliğine çıkmışım ama büyük bir kargaşanın içine düştüğümü görüyorum. her yerde asker ve polis var. kimlik kontrolleri yapılıyormuş. anlıyorum ki askere alınacak kişileri topluyorlar. öyle ortada yapayalnız kalıyorum. her an bana da kimlik sorabilirler diye düşünüyorum. etrafa bakıp en uygun noktadan sıvışmaya karar veriyorum. bunu beceriyorum da. kimsenin dikkatini çekmeden ara bir noktadan o kargaşanın dışına çıkıyıorum.  devamı ... »