hypatia rüya günlüğü
nerden baksan...?
büyük bir işhanı gibi bir yerdeyim. galiba çalıştığım yer oradaymış ama mesai saatime daha var. tesadüf, uzun zamandır görmediğim ve aslında benim için çok da önemli olmayan bir arkadaşa rastlıyorum. hanın girişindeki bir kafede oturup bir şeyler içiyor, sohbet ediyoruz. "sen naptın, ben naptım"... bir süre sonra tuvalete gitmem gerekiyor, izin isteyip kalkıyorum. fakat yolda aklıma o sırada regl olduğum geliyor. acaba ped var mı yanımda diye çantama bakıyorum, yok. sözde bunun sorumlusu kardeşimmiş, kızıyorum, nasıl unutur koymayı diye. devamı ... »
bebeği çaktırmadan dövüyorum!
kameraman ve bir muhabirle birlikte röportaja gidiyoruz. benim ne görevle gittiğim pek belli değil. röportaj yapacağımız kişi eski bir sunucunun siyah eşi. kendisi de melezmiş ve dört yıldır hiç iş yapmıyormuş. kocası da sanırım türkiyeye yeni transfer olmuş bir basketbolcu. meğer yıllardır o kişinin sunuculuk yapmıyor olmasının sebebi de çocuk doğurmuş olmasıymış. zaten benim pek hazetmediğim biri bu arada. herneyse ekip kocasıyla röportaj yaparken 4 yaşındaki bebeği kucağımda buluyorum. sanki onunla ilgilenmek bana düşmüş. devamı ... »
nerden nereye...
gittiğim bir kursta öğretmen her hafta derse gelmeden önce çözmemiz gereken bulmacalar veriyormuş. bir cümle ve sen onun ne anlattığını bulmak zorundasın. ben genelde doğru cevabı bulamıyorum. o hafta da 3 soru sormuş, birini hatırlıyorum, soru şu: "dünyanın bir ucunda tek başına oturan insan kuşağında hançer taşımalıdır" bunun anlamı nedir? devamı ... »
