21 gram rüya günlüğü
gay olmak suç mu?
servisle iş yerinin önünde duruyoruz. şu an tatilde olan bir arkadaşım kapının önünde bekliyor. yüzü bir karış. "noldu" diyoruz. "ya yok bi şey " diyor. sonra sivil polisler geliyor. ve arkadaşı çekiyorlar bir kenara. sonra anlıyoruz neyle suçlandığını. bir pop şarkıcısının bir şarkısında gayliğe gönderme varmış ve şarkıyı söyleyen de gaymiş. arkadaşım da bu şarkıyı iş yerinde mırıldanmış. dolayısıyla gay olduğu düşünülüyormuş. bu yüzden de sorgulunıyor. ben bunu duyunca deliriyorum tabi. devamı ... »
sütyensiz dolaşıyorum
ablamla tartışıyoruz. evden çıkıyorum ev haliyle. yolda sütyenimin olmadığını farkediyorum. çok rahatsız oluyorum. fakat geri dönemiyorum. sonra birden arkadaşımın arabasında buluyorum kendimi. taksim'e gidecekmişim. unkapanı'nda inmek istiyorum arabadan çünkü arkadaşım beylikdüzü'ne gidecekmiş. ama o ısrar ediyor "ben bırakacağım seni" diyor. ama garip bir yola giriyor ve birden merter yolunda olduğumuzu görüyorum. sinirleniyorum tabii. hemen iniyorum arabadan ve yürümeye karar veriyorum. daha doğrusu koşmaya. devamı ... »
tut beni...düşmeden..
ablam, onun bir arkadaşı ve ben tatildeyiz. (daha önce de bu üçlü beraber tatil yapmıştı). deniz kenarındayız. fakat denize girmek öyle kolay değil. gökyüzünde hiç birşeye bağlı olmayan bir pencere var. öyle boşlukta duruyor. denize girmek için o pencereden atlamamız gerekiyor. fakat pencereye nasıl ulaştığımızı görmüyorum. yanımızda tatil arkadaşı olarak iki de adam var. bunlardan biri ablamın yanında hep. diğeri de benim. benimle ilgilenen adam şişko, hem de çok. benim denize girmem biraz zor. deniz ve yükseklik korkum yüzünden. devamı ... »
alternatif tıp
teyzem milyonda bir görülen bir hastalığa yakalanmış. bir nevi kanser gibi bir hastalık. hastalıktan kurtulması için derisinin en üst tabakasının soyulması gerikiyormuş. çok uzak bir yerde çok yüksek bir tepede bir ot varmış. ancak o ot sayesinde derisi soyulabilirmiş. ablam o otu almak için gönüllü oluyor. dağ tepe tırmanıyor. sonra çok yüksek ve dik bir tepeye çıkıyor. haber alıyoruz ablamdan otu buldu diye. hepimiz çok seviniyoruz. bu çok ayrıntılı bir rüyaydı ama aklımda kaln kısmı bu :( devamı ... »
bi yıkanamadım...
akşam üstü uykusundayken gördüğüm bir rüya. devamı ... »
toprak kağıt
iş yerindeyim:) ama okuduğum lise aslında.patron benden "toprak kağıt" istiyor. esasında dosya kağıdı demek istiyor. ben de muhasebe katına çıkıp toprak kağıt soruyorum. fakat ordaki arkadaşlar, ciddiye almayıp, eğleniyorlar, şakalaşıyorlar. yani "geyik muhabbeti" yapıyorlar. bana fotokopi kağıdı çıkarıyorlar, etiket vermeye çalışıyorlar. kısacası beni çileden çıkarıyorlar. o sırada patron geliyor. "n'oldu toprak kağıt" diyor. biz de aradığımızı ifade ediyoruz. o sırada ben başka katlara bakmaya karar veriyorum. bir oda gözüme çarpıyor. devamı ... »
ablam dönüşüyor
ablam ve annemle bilmediğim bir evdeyiz. sivil polisler geliyor, bir suç işlemişiz. ablam suçu üzerine alıyor galiba ve polisler evin başka bir odasında ablamı gözaltına alıyorlar. biz de sinirle odanın kapısının önünde serbest bırakılmasını bekliyoruz. sonra önce bir polis çıkıyor. elinde cop var. ablama işkence yaptıklarını anlıyorum. o da anladığımı anlıyor ve copunu sallamaya başlıyor. o anda cop bir sefer tasına dönüşüyor. devamı ... »
denize sarılıyorum
arkadaşımla bir deniz kenarında güneşleniyoruz. sonra bir adam geliyor ve ben o adamın varlığından rahatsız olup denize girmeye karar veriyorum. su o kadar temiz ki, yemyeşil görünüyor. ısısı da mükemmel. öyleki kendimi atmak istiyorum hemen. fakat normalde yüzmeyi bilmediğim için biraz tedirginim. devamı ... »
yedikule zindanlarında sefa....
patron bizi toplu halde bir yere götürüyor..( normalde de yapar, tavla turnuvaları,yemekler vs...) masada karşılıklı oturuyoruz. o kendine bir sahlep istiyor ben de bira...sohbet falan , sıra hesap ödemeye geliyor..koşuyorum. devamı ... »
nurcular fidel'i vurdu
ablamla almanya'da bir hayvanat bahçesindeyiz. fidel castro enteresan bitkilerin olduğu bir bölümü izliyor. biz de o'nu izliyoruz..birden cüppeli,sarıklı bir adam fidel'e yaklaşıp bıçaklıyor..fidel yere yığılıyor ve her taraf kan oluyor..sonra adam arkasını dönüp bana haince gülümseyip kaçıyor..bir dış ses "nurcular, fidel'i vurduuuu" diyor...biz ablamla koşup yardım etmeye calışıyoruz. ama meğer fidel cam bir faunusun içindeymiş..ulaşamıyoruz bir türlü..o sırada askeri bir araba gelip fidel'i arabaya alıyor ve uzaklaşıyorlar.... devamı ... »
düğün hapisanede, yatak odası da hücre....
sevgilimle evleniyoruz. düğün bir hapishanede gerçekleşiyor. biz oldukça mutsuz ve umursamaz görünüyoruz.ama çevremizdeki insanlar çok mutlu...beyaz bir elbise giymişim. oldukça kirli..adına gelinlik demişler:) saçlarımı at kuyruğu yapmışım..oldukça pasaklı görünüyorum..sevgilimle umursamaz bir biçimde elele dolaşıyoruz...etraftaki herkes oynuyor..sonra patronun eşi geliyor yanıma. "yüzüğünüz nerde" diyor. devamı ... »
şirinler gibi, ama akvaryumda
iş yerinde bir akvaryum var. müşterilerden biri akvaryumun önünden geçerken "ne büyük akvaryum bu böyle" diyor.o esnada akvaryum bir oda büyüklüğünde oluveriyor. sonra ben başlıyorum anlatmaya "biz zaman zaman bu akvaryumda yaşarız, haftanın üç günü, dışardaysak 4 günü akvaryumdayız." ama bu akvaryumda yaşayan insanların şirinler'den bir karakter olması gerekiyormuş..sonra kendi kendime düşünmeye başlıyorum.."ben hangi karakterdim" diye.... devamı ... »
komün hayatında cezaevinden gelen mektup
bir tatil yerindeyim..ama aslında komün hayatı yaşayan insanların bulunduğu bir yere gidiyorum ablamla.artık burada yaşayacakmışım..olympos'a benzer bir yer. ama olympos değil...öyle mayışmış bir halim var ki...sürekli uyukluyorum...yine incecik elbiseler giyinmişim..( muhtemelen gece sıcaklıyorum ) ablamla tahtadan yapılmış balkonvari bir yerde oturuyoruz. devamı ... »
artık hiç birşey umrumda değil....
ablam,arkadaşları ve sevgilimle heybeliada'ya gitmişiz. geceyi orda geçirmişiz. sabah uyandıgımda herkesin işi olduğu için, ben uyurken gitmişler. sevgilim arabayı bana bırakmış. ( güya arabayla gitmişiz.) . ben de sabah otaparka doğru yola koyuluyorum. birden patronun eşine sigara almam gerektiğini hatırlıyorum. bir markete giriyorum. bu girdiğim market ise iş yerinin yakınlarındaki bir market oluveriyor. ince kısa parlament. fakat bulamıyoruz. ben de keşke diğer markete sorsaydım. şimdi öteki markete gitsem ayıp olacak diyorum. devamı ... »
"iklimler" gibi gibi
sevgilimle ayrılıyoruz. nedenini şu an hatırlamıyorum ama çok saçma bir nedeni olduğu aklımda kalmış. üzgün ve mutsuzum fakat bir taraftan da çok gururluyum. "ne olursa olsun geri dönüş olamaz" diyorum. fakat ayrılık nedenini düşününce "aklım almıyor,nasıl olur diyorum" . beni aramaması da garip geliyor. çünkü onun kalbi çok iyi, beni mutlaka merak ederdi, nasıl olur da aramaz aklım almıyor. ve ben aramaya karar veriyorum. devamı ... »
