kum
Bu konuda görülmüş rüyalar ve o rüyalara yapılmış yorumlar burada yer alır. ayrıca konu ile ilgili olarak tartışmalar, anketler, faydalı linkler ve geyik tabirler de bulmak mümkün.
bende ki ben
bir çocuk doğuruyorum. bir kız çocuğu. oysa ellerime aldığımda bu kızın da ben olduğumu farkediyorum. ikimizde çıplağız. onu yıkamaya çalışıyorum nereden geldiği anlaşılmayan sularla. bu sular havada kendiliğinden oluşuyor. sanki bulutsuz yağmur gibi. ve o ellerimde alevleniyor. alevler içerisinde yanıyor. hiç acı çekmiyor sanki. bense artık onu tutamıyorum çünkü nedense ellerim soğuktan onu artık tutamıyor. onun külleri yere döküldüğünde yer de kum halini alıyor. bu kum büyüyor büyüyor dev bir sahraya dönüşüyor. devamı ... »
çamaşır makinası
ızgara üzerinde et pişiriyoruz ızgarayı temizlemek istiyorum hiç bir şey yok parmaklarımla olmuyor sıkılıyorum bırakıyorum ızgara labirent gibi yapılmış şekli öğleydi çamaşır makinasından çamaşırları almışım içi temizlenmesi gerkiyormuş kumluymuş temizlemeye başlıyorum az su döküp eğiyorum kumları alıyorum yine de biraz daha kalıyor bu işlemi bir kaç defa daha yapıyorum ama yine de az kum kalıyor bukadarından bir şey olmaz herhalde diyorum birden içinden 3 tane demir düşüyor birinin ağzı 3 parmaklı işte bu ızgaradaki et kalıntılarını devamı ... »
- [nazarboncugum_014 rüya günlüğü]
rüya günlüğünü tutmak, yorum almak veya yorum yapmak için şimdi rüyakar ol!
veya üye olmadan yalnızca rüya yazmak ve yorum almak için rüyanı gönder!
semboller
katı yada yoğun ğümüşten bir deniz var. dalgasız gibi. yinede kıyıya hafif dalgalar geliyor. kumsal kristaller ve altın zerreleriyle dolu. dağ gibi yükseltiler var ama üzerlerine koyu yeşil kadife örtüler örtülmüş. kumsal insanlarla dolu hepsi beyaz elbiseler giyiyor. hepsi erkek. herbirinin elinde kılıç var. herbiri kılıcını kumsalın bittiği denizin başladığı noktaya batırıp çıkarıyor. sonrada kumlara semboller çiziyorlar. sanırım kılıçları yıkıyorlar. ama gümüş bulaşıyor kılıçlara. semboller farklı farklı. devamı ... »
seyahat
dalmak üzereyim günün ortasında koltukda dinlenirken,gözlerim kapandı ama şuurum gidip geliyor,silüet görüyorum siyah ve beyaz bir resim,bir kent silüeti,gitme diyorum içimden gitme oraya kötü şeyler olabilir...ama resim netleşiyor ve gidiyorum,heryer kahverengi,harabe bir şehir gibi,savaş sonrası gibi ama kum var heryerde sanki..kum fırtınası mı olmuş ne...kendimi görmüyorum kendi gözlerimden herşeyi görüyorum ve yine uçuyorum sokak aralarından akıyorum nesnelere objelere evlere yaklaşıp uzaklaşıyorum...insan yok hiçbir yerde...en son daracık bir sokakda devamı ... »


