kaşık
et kazanları
bir yere çay götürüyoruz ablamla; çaydanlığı ben, üst demliğini de ablam alıyor eline.
ben önden gidiyorum, eski bir eve geliyorum. yaşlı insanlar var. çaydanlığı dikdörtgen bir sobanın üzerine koyuyorum.
sonra elimde bir kaşık var; bir tencere de et ya da köfte getirmişim, onları ısınsın diye karıştırayım diyorum; tencerenin dibinde pişmemiş köfteler görüyorum; midem bulanıyor. ordakilere "ısınırken pişer mi bunlar?" gibilerinden bir şeyler söylüyorum. devamı ... »
cacıktaki küçük kıllar
önümde bi kase cacık var.cacığın içine salatalık yerine salatalık gibi yeşil ama salatalık olup olmadığına emin olmadığım bir sebze rendelenmiş.Yiyeyim diyorum ama içinde küçük bi kıl var.kılı alıyorum çatalla.bu sefer başka bi kıl çıkıyor ve ben, cacığın içinde çok fazla küçük kıl olduğunu farkediyorum.yesem mi diyorum ama kıllar o kadar çok ki,kaşığıma içinde kıl olmayan cacık gelmez gibi. devamı ... »

