kalabalık
Bu konuda görülmüş rüyalar ve o rüyalara yapılmış yorumlar burada yer alır. ayrıca konu ile ilgili olarak tartışmalar, anketler, faydalı linkler ve geyik tabirler de bulmak mümkün.
sarı kır çiçekleri
bi kalabalığın içindeyim. neresi olduğunu bilmiyorum. sağımdan solumdan sürekli insanlar geçiyo tanıdığım, tanımadığım. bi telaş var herkeste. bende de var bi telaş ama sebebini bilmiyorum. kalabalık dağılıyo ve üç kişi kalıyoruz. kim olduklarını hatırlamadığım iki genç adam var. onlarda da aynı telaş. sürekli konuşuyorlar, panikler. sağa sola bakınıp duruyorlar. bende ne yaptıklarını anlamaya çalışıyorum. sonunda sahibinin kim olduğunu anlayamadığım bir el küçücük bi bukette sarı kır çiçekleri uzatıyo bana. devamı ... »
hayırdır inşallah
bir otobüse biniyorum ama oyle böyle degil yani kocaman bir otobüs.
içi kalabalıkmı kalabalık, öyle böyle degil hani.
halla halla.
neyseki oturabiliyorum bir yere. hemen yanımada bir erkek çocuğu.
yolculuk uzun dayıyorum kafamı cama.
hafif dalıyorum sanki, omzumda bir ağırlık, yavaşça çeviriyorum kafamı.
küçük çocuk yaslanmış bana.
" ah kuzum benim" deyip okşuyorum hafifce kafasını.
yaslıyorum yıne hafamı cama.
tam dalmak üzereyim, bir el mememde.
bak sen şu yumurcağa bak. devamı ... »
iki şişe rakı
evdeyim. abim, elinde bir poşetle içeri geliyor. poşette bir şişe rakı ve bir paket sigara var. arkasından eşim geliyor eve, onun da elinde benzer bir poşetin içinde yine aynı şeyler var. ikisi de sehpanın üzerine bırakıyor poşetleri. pek hatırlamıyorum ama sanırım evim çok kalabalıktı ve o rakılar içilmedi diye hatırlıyorum. devamı ... »
kendi kendimle kavgam
yeşil , açık bi alandayız. bi kır. neden toplandıklarını bilmediğim tanıdığım , tanımadığım bi sürü insan var. ben kalabalığa uzak , bi çitin kenarında bi adamla konuşuyorum. bu adamı da tanımıyorum.kolumdan çekiştiriyo. sürekli ' hadi ilke , lütfen ' diyip beni ne olduğunu bilmediğim bişeyi yapmam için ikna etmeye çalışıyo. ben çok çaresizim , yapmamak için neredeyse ağlıyorum. o bana ben de ona yalvarıyorum. sarılıyo , daha çok ağlıyorum.yapmamı istediği şeyi çok saçma buluyorum. bi yandan da çok sevecen incitmemeye çalışıyo . devamı ... »
beyaz etek
benim rüyam değil ama benim için önemli birinin rüyası. şuan ayrı olduğum sevdiğim kişi rüyasında bizi nişan gibi kalabalık bir yerde gördüğünü,sonra o yerden kimse görmeden çıkıp açık bir alana gittiğimizi konuştuğumuzu söylemişti. benim üstümde beyaz bir etek ve turkuaz badi olduğunu ve çok güzel göründüğümüde.. devamı ... »
SANALKARNASYON
ölmüş ve bir kalabalıkla birlikte aynı istikamette yürürken buluyorum kendimi. herkezin ensesinden kalçasına uzanan bir yazı var sırtında. herkez aynı yöne ilerliyor durmadan. birileri guruplara ayırıyor gelenleri ve yönlerini değiştiriyorlar. ellerinde dev kitaplar var boyları kadar dev. sen avukat olacaksın diyor biri bazılarına. başkası sen hademesin. böyle aramızdan her ilerleyişte birileri eleniyor ve elenenlerin sırtlarındaki yazılar değişip yokoluyorlar. arkamdan da artan bir kalabalık devamlı ekleniyor peşimize. devamı ... »
kız istemeye geliyolar ama ben yokum ortada
sevgilim ve ailesi beni istemek için geleceklermiş, sabahtan haber veriyolar..ben de bi güzel giyiniyorum..sonra bi şeyler almak için dışarı çıkıyorum..sonra halamın yanına gidiyorum..dolaşıyoruz onunla..hala beni istemeye geliyolar diyorum, halam biraz bozuluyo neden haber vermediniz diye, yok hala bu sabah haber geldi diyorum sonra dolaşırken gömleğim çikolata lekesi oluyo, çıkarmak için uğraşıyorum çıkmıyo, kuru temizlemeciye gidiyorum, vakit geç oldu ama bi türlü eve gidemiyorum..sonra işleri halledip, temizlenmeyen gömleğimin kolunu saklayarak eve gidiyo devamı ... »
madende kreş
bizim üniversitenin önündeyim. içeride ve dışarıda büyük bir kalabalık var. çünkü okulun açılış şöleni varmış. o sırada da rektör konuşma yapıyor.
ben okulun içine girmiyorum. 20 metre daha yürüdüğümde abim, yengem ve çocukları görüyorum. onların yanına gidiyorum. ne yapıyorsunuz? diye sorduğumda bir kutlamaya gideceklerini öğreniyorum. neymiş? abimin söylediğine göre, çocukların kreşindeki patronun eşi bakanlıktan bir maden içinde kreş açma yetkisi almış. işte bunu kutlayacaklarmış. devamı ... »
canavar yok ama tam bir kabus
karma karışık, parçalı ama korkunç bir rüya. en azından benim için gördüğüm her şeyden her saniyesinde gerildiğim kabustu. sadece sahne sahne hatırlıyorum, akış yok. yolun bir tarafında duruyorum önümde fare boyutunda yüzünün göz kısmı sadece insan olan gerisi maymun olan bir şey görüyorum. genleriyle oynanarak bu hale getirilebilir mi diye düşünüyorum. bana bişey uzatıyor ( şimdi hatıralmıyorum) iyi niyetli. fakat ben dokunmak dahi istemiyorum halbuki korkusuzumdur. devamı ... »
- [sombrero rüya günlüğü]
rüya günlüğünü tutmak, yorum almak veya yorum yapmak için şimdi rüyakar ol!
veya üye olmadan yalnızca rüya yazmak ve yorum almak için rüyanı gönder!
- rüya
- araba
- arazi sahibi
- atlamak
- banyo
- boya
- dokunmak
- fare
- gen
- insan
- ıslak yapışık madde
- iyi niyetli
- kabus
- kaçmak
- kadınsı
- kalabalık
- kaldırım
- karma karışık
- kayalık
- koca tekerlekli araba
- korkunç
- maymun
- polis
- ruya
- rüya günlüğü
- rüya tabiri
- ruya tabiri
- rüya tabirleri
- ruya tabirleri
- rüya yorumları
- rüya yorumu
- rüyalar
- şaç boyamak
- şempanze
- tepe
Bilinçaltı belki de ama yine de güzeldi...
karışık bir rüya nerden başlasam bilemiyorum. ancak net olarak hatırladığım şey;
bir mekan var ev mi dışarsı mı belli değil. kalabalık. ailem dahil baya bir insan var. yabancı bir adamla hapis cezası almışım nedeni belli değil. Yardım için de içten içe sevgi muhabbet duyduğum adamdan yardım istemişim. Ve o gelmiş benim onu sevdiğimi öğrenmiş. Kolumu şefkatle sıvazlıyordu.
Bilinçaltı belki ama çok güzeldi. Uyandığımda içim huzur doluydu. Yanımda olması müthiş bir duyguydu. devamı ... »
tuvalete girmeden önce soyunmak başa bela...
kalabalığız. niye bilmiyorum ama bir sürü insan bir yerdeyiz. ben tuvalete gidiyorum. tuvalet dışarıda bir büyük binanın içerisinde. ben gittiğimde ortalık bomboş. nedense önce şortumu çıkarıp tuvalete giriyorum.
dışarı çıktığımda her yerde insan görüyorum. herkes tuvalet sırası bekliyor. 40-50 kişi kadar desem abartmış olmam. kuşlar gibi yerleşmişler etrafa. sıra sıra basamaklara oturmuşlar (tünemişler). içlerinde tanıdıklarım var. devamı ... »
zamanın yırtılışı
neresi olduğunu bilmediğim bir kalabalık sokaktaydım. kimse bana aldırmıyordu. ya her yer dönüyor yada ben. herşey çok karmaşık. heryerde gürültüler. herkez bir telaşta. sıkıyor bu gergin ortam beni ve kurtulmak istiyorum artık. birşey yapmak istiyorum birşeyler. kımıldıyamıyorum. gergin ve sinirliyim. daraltıyor kasılıyorum. çıldırmak işte bu olmalı. çenem öyle bir haykırışla ayrılıyorki parmaklarımla zamanı yırtıyorum bir anda. herşeyi yutuyor zaman. kalbimin çok hızlı çarptığını hatırlıyorum. gözlerim acıyor sinirden sanki. devamı ... »
gölden evimize yemek artıkları
daracık bir evdeyiz, sözde bizim evmiş. çok kalabalığız, sanki bir şey bizi bir araya getirmiş ama ne olduğunu bilmiyorum.havadan sudan sohbet ederken önümüzdeki sehpaya plastik tabak içinde yarısı yenmiş pilav geliyor. şaşırıyoruz. meğer bir kaç ay önce de böyle yemekler gelmiş ve onlara hiç dokunulmamış olduğu için biz yemişiz. "aa, demek onlar da artıktı" diyorum ve midem bulanıyor. çünkü az sonra sadece kılçıkları kalmış bir balık ve hatırlayamadığım bir sürü yemek artığı sehpaya yağmaya başlıyor adeta. devamı ... »
filozof alınlı arkadaşım
Eski köy odalarına benzeyen bir odadayım. Odanın üç köşesi de sedirle çevrili. nerdeyse tüm ailem ve akrabalarım varız odada. ve yanımda çok sevdiğim bir erkek arkadaşım var.
Bir sınavdan bahsediyoruz. Sınavın başlamasını bekliyormuşuz. Ablama soruyorum, sınavı kim yapacak diye, “sedef abla” diyor. bir şey demiyorum sadece, “vay be” anlamında dudak büküyorum. Sonra bir hareketlilik oluyor, sınavın yapılacağı sınıfa geçmemiz gerekiyormuş. devamı ... »
ikinci defa aynı kader
Bir evdeyim, eski oturduğumuz ev sanıyorum ama değil. balkona çıkmak istiyorum önce merdivenlerden yukarı çıkmam lazım. karanlık bir mağaradan dışarı çıkıyorum sanki ve balkona geliyorum. yeğenlerimden biri var, balkonun demirlerinden sarkıyor, düşmesinden korkup yanına gidiyorum. Daha küçük, 4-5 yaşında, (şu anda 12 yaşında) eliyle gökyüzünü gösteriyor, çok korkmuş, ağlıyor. Gökyüzüne bakıyorum; sinek kafalı, metal bacaklı, yarı robot, yarı canlı gibi çok tuhaf, acaip yaratıklar var. devamı ... »










