lou salome, tüm yorumları

ada da mahsur kalıyorum

13 10 2008

yanlış çıkılmış, tek yönlü yolculuklar korkutuyor seni, dönüşünün olmama ihtimali bile panik olma sebebi..
yanlış olduğunu farkedip inmekte yetmiyor tabi, dönüş için bir yol gerekli.
vardığın yer ne kadar güzel olursa olsun, eve dönüş her zaman ilk öncelikli olan. resim ve resim defteri ilgini kanalize ettiğin yönü temsil ediyor olabilir. sanırım yalnızlığını bununla giderememekten korkuyorsun. güçlü olduğunu görmelisin.

yorumu yerinde gör

doğru yol

01 10 2008

edanın rüya başlığı altında yazdıkları rüya olmadığından silinmeli!

yorumu yerinde gör

ada

29 09 2008

deniz hayatımızı sembolize ediyor bence, hayatın ortasında bir ada da ilişkiniz olabilir.
dönmemek üzere gelen gemi alınan ciddi kararların habercisi olabilir mi?

yorumu yerinde gör

karanlık biraz

29 09 2008

ruh halin rüyanı oluşturmuş, rüyanda ruh halini etkilemiş gibi görünüyor. zaten rüyayı bize aktarırken de bunu yansıtmışsın. çözümlenmesi gereken bir karmaşa olduğu kesin ancak sana senden çok faydası olacilecek biri yok sanki..

güzel rüyalar.......

yorumu yerinde gör

mesaj

29 09 2008

ben her rüyanın bilinç altı olduğuna inananlardan değilim, ama öyle düşünenlere hak vermeden edemeyenlerdenim.
bu rüya bence bilinçaltı rüyası. kişisel bir görüş olduğundan tartışmaya açıktır ancak şaşırılacak bir yorum olmadığı ortada..

güzel rüyalar..

yorumu yerinde gör

mesaj

29 09 2008

ben düşünen kişinin rüyayı gören kişi olduğuna inanıyorum. malum bu bilinçaltı sana ait..

yorumu yerinde gör

motosikletle dünyanın bir ucuna...

03 09 2008

rüyandaki sevgilinin tanımadığın biri olması normal çünkü henüz tanışmadığın bir yönünü temsil ediyor. motosikletli çılgın bir çift bana sadece günlük kaygılardan uzak özgür bir hayat özlemini çağrıştırdı. peşinden koşarken seni beklememesi senin gerçekte o tempoya ayak uyduramayacağını düşündüğünü gösteriyor olabilir. tüm bunların temsil ettiği gibi özgür bir hayat için önündeki engellerin çok olduğunu biliyorsun, o iyiymiş gibi görünen aslında seni sevmeyen gruptan olan anne kız da engel olarak gördüğün insanları temsil ediyor olabilir. terliğin büyüklüğü değil de, ayağının küçüklüğü sorun ediliyor. dışarıdan önündeki engeller görülmüyor, destek görünenler bile aslında yardımcı olmuyor diye düşünüyor olabilirsin.

yorumu yerinde gör

rüyada öldünüz mü

29 08 2008

yaşadığınız sıkıntılı günlerin etkisiyle görülmüş bir rüya izlenimi verdi bana. sanırım yalnız olmadığınızı hissetmeye ihtiyacınız var, rüyadaki ölüm imgesi sıkıntılardan uzaklaşma isteği olabilir belki ama siz ona yaklaştıkça hayata asılanlardan, yaşamakta ısrar edenlerden olmalısınız. yoksa diğer insanlara sesinizi duyuramadığınızı, farkedilmediğinizi (yani bir ölü gibi olduğunuzu) hissettiğinizde bile nefes alamamak bu kadar korkunç olmazdı.

yorumu yerinde gör

metrobüs sokağımızda

29 08 2008

madem 21 mayıs gününün bir anlamı olduğunu düşünüyor ve devlet kuşu konusunda ısrar ediyorsunuz, belki ada vapuru dayanır evinin önüne, hayat süprizlerle dolu di mi..

yorumu yerinde gör

tavandan sarkan maskeler

29 08 2008

eski sevgiliniz mi yoksa eski sevgilinizin eski sevgilisi mi maskelerin yerini değiştiren?

yorumu yerinde gör

yatılı okul

25 08 2008

salmıyorlar ama sen tüm benliğinle zaten dışardasın.

yorumu yerinde gör

şeytan sofrası?

25 08 2008

çocukluğumuz ve izleri çok farklı yansıyor kişiliğimize. rüyanız bana eskilerden getirdiğiniz ve size ait olmasından memnun olmadığınız yönlerinizle hesaplaştığınızı düşündürdü. sen de herkesin yaptığı hatayı yapmış, en göze çarpanını gözden çıkarıp yok etmek yoluna gitmişsin ancak unuttuğun bir şey var iyi yada kötü kendine ait olanı yok etmek en çok sana zarar verecektir. kurtulmak istemekte ısrar edersen sanırım kendini gözden çıkarmalısın, bunun imkansızlığını -son cümleyi aktarışından anladığım kadarıyla- sen de hissetmiş olmalısın.

yorumu yerinde gör

gündüz düşleri

23 06 2008

cvp 1) şifrelemeden bahsettiğimiz benlik algısı, bildiğimiz gibi dışdünyadaki nesneler de dahil her şey kişiden kişiye farklı değerler farklı anlamlar taşır. bunun sebebi kişide var olan yaşantıların o ana ya da nesneye yüklediği anlamdır. kişi kendinde var olan bilgiler doğrultusunda yeni olayları alır, kendine göre anlamlandırır ve depolar. böyle olduğu için aynı olay farklı kişilerce bambaşka anlatılabilir. aynı nesne birine göre birşey ifade etmezken diğeri için çok anlamlı olabilir.şifrelemeden bahsettiğim, kaydedilme sırasında ona yüklediğimiz anlam.

cvp 2) refleksif kayıt dediğin şey eğer anladığım şeyse haklısın, her an saniye saniye biriktirilmez. ancak bir olay bir nesneyle özdeşleştirilip kaydedilir. rüyakarlardan biri kokuların ona kişileri hatırlattığını söylemişti. taksimde yürürken burası babam koktu demişti. şöyle düşünün, babasının parfümü ya da kokusu olmak zorunda değil onu hatırlatan, babasıyla olduğu bir anda dışarıdan gelen egzos dumanı ona o anı hatırlatıyor olabilir. o ana ilişkin kaydedilen şey o koku olabilir.

cvp 3-4 ) bence de tüm rüyalar gibi gündüz düşleri de 3 boyutlu bir fotoğraf değil. sızan görüntü derken onunla anlatmaya çalıştığım 'o an'dı.

cvp 5) belki de haklısın ama benim naçizane fikrim, bilinç altı ve bilinç ötesi kendimize yaptığımız bir yolculuk. edindiğimiz her bilgi neyi nasıl yapacağımızı (hayatımıza nasıl yön vereceğimizi) değil, neyi niçin yaptığımızı farketmemizi sağlayacak.

yorumu yerinde gör

gündüz düşleri

22 06 2008

freud'un bilinç sınıflamasında 3 bilinç düzeyi var. bunlar; bilinç (farkında olduğumuz ve düşüncelerimize ve hareketlerimize yön veren bilinç düzeyi), bilinçaltı (yaşarken farkında olmadığımız ancak düşündüğümüzde ve bağlantılar kurduğumuzda sebebini tahmin edebildiğimiz bilinç düzeyi) ve bilinçötesi (kendi çabalarımızda ulaşamadığımız ancak bir uzmanın yardımıyla ve psikanaliz yöntemleriyle bilinç düzeyine çıkarılabilecek düşünceler)
hiç bir bilimsel dayanağım olmamasına rağmen bende gündüz düşleri şöyle bir çağrışım yapıyor, bilinç düzeyinde günlük hayatımızı sürdürürken doğduğumuz andan itibaren şifrelenen tüm anlar bilinçötesinde birikiyor ve farkında olmasakta hareketlerimize yansıyor. ama bazen öyle anlar oluyor ki, bilinçötesindeki önceden şifrelenmiş ve depolanmış bilgi bizim hareketimize ya da o anki düşüncemize yansımayı başaramıyor ve sızıntı yüzünden davranışa dönüşmeden görüntü olarak bize görünüyor. yani şifre çözülmeden bize ulaştığı için o anda anlamsızlıklar bütünü olabildiği gibi, belli bir olayla ilgiliyse az biraz anlamlı bir hal alabiliyor.

yorumu yerinde gör

sadece gözümü kapamıştım

22 06 2008

akşamüzeri gibiydi, ben net görebilecek kadar yakın değildim ama şuna eminim ki, kadın ölüyor olmaktan bir korku yada panik duymuyordu. kaderine razı olmuş gibiydi ve sanki tercih yapması istense yine o anı yaşamak isteyeceğini düşündürecek kadar rahattı. adamsa, ölenin kim, öldürenin kim olduğunu ayırd etmeye çalışır gibi, yaptığına inanamaz bir halde, elindeki bıçağı kadının karnına sokmuş, diğer eliyle başını koruyordu, sertçe yere vurmasın diye.
bu tezatlık ve o kısacık andan bu kadar ayrıntı hatırlıyor olmam rahatsız edici.

haklısın jerrydrake, bir mesaj var, çözümsüzlüğü çözüm kabul etmiş bir çift ve teslimiyet var ama ben bu rüyanın neresindeyim o bilgi yok..
uzlaşı mesajı var mı bilmiyorum, sana ne düşündürdü ki böyle dedin?

yorumu yerinde gör